DUYURU

CUM-DER

Değerli komşularımız, kıymetli üyelerimiz.

Kentsel Dönüşüm ile baş başa bırakıldığımız günden bu yana yaklaşık 2 yıl geçti.

Otorite (BAKANLIK, BELEDİYE) daha müzakereler devam ederken, adeta yangından mal kaçırarak evlerimize tebligat göndererek Kentsel Dönüşüm Ofisine davet etmiş ve evlerimizi onlara koşulsuz teslim etmemizi istemiştir. Karşılıklı müzakereler dışında ciddi herhangi bir adım atılmamıştır.

Biz site sakinleri olarak derneğimiz çatısı altında tek fikir, tek güç olamadık. Her ne kadar 700 üyenin üzerinde tapu sahibi üyemiz olsa da sitemizde halen dernek üyeliğine başvurmayan site sakinlerimiz vardır. Dernek üyesi komşularımız anılan komşularımıza anlatmalıdır ki birlikten kuvvet doğar. Kendi başına hareket onların mağdur olmalarına sebep olabilir.

CUM-DER başından beri kararlılıkla mücadelesini sürdürmektedir. Derneğimizin kurucu üye ve üyelerinden bir kısmı derneğimizden ayrılarak, yeni bir oluşum kurmuşlar ve derneğimizi belediye yandaşı gibi göstermişlerdir. Fiili saldırı ve ağır hakaretler ile yaralamaya çalışmışlardır. CUM-DER in bilgisi ve müzakeresi dışında otorite tarafından hazırlanan ve ağır şartlar içeren muvafakatnamelere imza atılmayınca, derneğimiz CUM-DER i karalayacak başkaca söylem bulamamışlardır.

Bir kısım komşularımız, alternatif bir dernek kurarak önce derneğimizi yani birliğimizi bölerek, ranta hayır dediler, daha sonra 2 KAT İMAR ARTTIRIN yıkalım biz yapalım gibi ve benzeri söylemlere girdiler. Onlar eylemleri ve söylemleri ile çelişkiler içerisinde, bu oyunlarını her daim sürdürerek otoritenin ekmeğine adeta yağ sürdüklerinin farkına varamamışlardır. Asıl amaç zaten süreyi uzatıp insanların bezdirilmesi ve ne olacaksa olsun psikolojisine getirilmesidir.

Her söylemlerinde zeminimizin sağlam olduğunu ifade etmişler ama bir deprem gerçeği ile karşı karşıya kaldığımızda evlerimizin bu depreme dayanıp dayanamayacağını göz ardı etmişlerdir. Büyük İstanbul depremi ile ilgili gerçekler ortadayken bu davranış ve tutumlar ile bu vebalin hesabını kim verecek.

Bir kısım davalar ile süreci müzakere dahi etmeden,  ne istediklerini mantıklı bir şekilde açıkça söylemeden komşularımızı belirsizliğe iterek, sürecin bittiği yönünde yanlış bilgiler aktarmaktadırlar.

Yapılan müzakereler sonucu açıkça görüldü ki; devletimizin politikası, insanlarımıza dayatma yöntemi ile kentsel dönüşüm sürecini,  kervan yolda düzülür mantığı ile yürütmektir. Ülke genelinde başlanan tüm projeler maalesef muhataplarını hayal kırıklıklarına uğratmış ve zarar ettirmiştir.

Bizler ve bize destek veren  tapu sahibi tüm CUM-DER  üyeleri ile  her durum ve koşulda haklarımızı koruma mücadelemizi sonuna kadar  sürdürüyoruz ve sürdüreceğiz.

Hatırlatılmasında gerek duyulan hususlar:

Kentsel Dönüşümde zor durumda bırakılan Toki Bursa/Doğanşehir projesinde halk 6-7 yıl ev inşaatı bekledikten sonra borçlandırılarak proje bitirilmiş ve insanlar mağdur edilmiştir.

Fikirtepe, Gaziosmanpaşa, Esenler Havaalanı Mahallesi projeleri hayal kırıklıkları başlamış ve devam etmektedir. Vatandaşlarımız mağdur edilmiş ve edilmektedir.

Aslında bu projelerde vatandaşlarımız birlikte hareket etmeyerek, ortak düşüncelerini oluşturup savunmayarak kendi kendilerini mağdur etmişlerdir.

 -     Dernek kurmakta ya geç kalmışlar ya da dernekleşmeden bölüne bölüne imza atmak zorunda bırakılmışlardır.

-      İmzaladıkları sözleşmeler; yasal dayanaktan yoksun, kendilerini hukuk karşısında çaresiz bırakan, haklarını  arayamayacakları türden, otoriteye teslim tutanaklarıdır.

-      Söz konusu projelerde  Otorite; kendilerine yakın bir kesimin siyasi zaaflarını da kullanarak, yazılı olmayan boş vaatler ile HUKUKSAL DAYANAĞI OLMAYAN BOŞ SÖZLEŞMELERE imzaları ATTIRMIŞTIR. İMZA ATMAK İSTEMEYEN İNSANLARA İSE İSTİMLAK İLE TEHDİT EDEREK İMZA ATTIRILMIŞTIR. İŞTE BİRLİK OLMAK VE DERNEKLEŞEREK TEK ÇATI VE DÜŞÜNCE YAPISINDA BİRLEŞMEK BUNUN İÇİN ÇOK ÖNEMLİDİR.

Tüm Yaşananlardan görülüyor ki; birlik olmak ve tek düşünce olmak, haklı mücadelemizde her şeyin bizim kontrolümüzde ilerlemesini sağlayacaktır.

Değerli komşularımız, kıymetli üyelerimiz,

Biz biliyoruz ki mahallemize göz koyanlar her türlü oyunu deneyecekler ve bizi bölmeye çalışacaklardır. Direne direne kazanacağız mantığında olanlar da biliyor ki kazanımlar her daim ne istediğini bilen insanlar ile müzakere yoluyla masada direnmek ile olur. Direncimizin amacı ve hedefi ortak çıkarlarımız olmalıdır.

Aksi uygulamalar bir an evvel yeni evlerinde ikamet etmeyi talep eden komşularımızı yıllarca mağdur edecek, maddi ve manevi hak kaybına neden olacaktır. (Fikirtepe örneğinde olduğu gİbi).

5 yıldır dernekleşerek direnen ve her türlü  (kent hareketlerini de arkasına alarak) mücadele eden, Ataşehir Yenişehir Mahallesindeki vatandaşlarımız,  kendi istedikleri, modern konutları, yine kendi seçtikleri MESA İNŞAATIN YAPMASI KONUSUNDA, SAĞLAM BİR SÖZLEŞME YAPARAK  otorite ile masa başında anlaşarak çözmüşlerdir.

Eğer ne istediğimizi bilir isek; oturacağımız modern konutun her özelliğini, inşaat şirketi seçimine kadar kendimiz belirleyebiliriz. Yasal dayanağı olan, hatta sözleşme maddeleri yerine getirilmediği takdirde tazminat hakkımızın da saklı tutulacağı adil sözleşmeler ile modern yaşanılabilir alanlara kavuşma imkanı bulabiliriz. 

Beraberce tek vücut olarak kurulan derneğimizden tüm beraber yürüme çabalarımıza rağmen ayrılan bir kısım komşularımız, kaynağı ve yönlendirmesi mahallemiz dışında olan, amacı kentsel dönüşüm için hakkaniyetli çözüm arayışı olmayan, toplumdaki mağduriyet hissini kullanarak farklı şahsi ve  siyasi sosyal  hedeflerine  ulaşmak olan bazı kurum ve kişilerin rehberliği ile mahallelinin isteklerindeki ortak paydayı es geçmiş ve adeta bölünmemiz sağlanmıştır. Tapu sahibi olmayan insanlar bölünen dernekte mağdur gibi gösterilmiş, hak arama adı altında kafa karışıklıkları ile beraber halkımızın kulağına sürekli yalan yanlış bilgiler aktarılmıştır. Oysa desteklerini aldıkları siyasi partilerin BELEDİYE MECLİSİNDE oy birliği ile aldıkları mahallemizin kentsel dönüşüm kararı unutturulmuş, bu destekçilerinin parti programlarında yer alan kentsel dönüşüm projeleri görmezden gelinmiştir.

Bu davranışlar CUM-DER üyelerinin kararlı tutumlarını asla etkilemeyecektir. KURULUŞ POLİTİKAMIZ DA VURGULADIĞIMIZ GİBİ DERNEĞİMİZ SİYASET ÜSTÜDÜR VE HEP BÖYLE KALACAKTIR.

SON DÖNEM SÜREÇTE; MÜZAKERELER VE KİŞİSEL ÇALIŞMALARIMIZ İLE EDİNİLEN BİLGİLERE GÖRE; BAKANLIĞIN Askıya Çıkardığı ve eksikliklerine  İstanbul Teknik Üniversitesi raporu ile itiraz ettiğimiz imar planına, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin itirazı da eklenmiştir. Bu itirazlar dikkate alınarak, TEM yolu ile ilgili kavşağın  sitemizin sınırlarının içerisinden geçeceği yeni bir plan hazırlanmaktadır.

Hamza Yerlikaya Spor Salonunun kapatıldığı, İGDAŞ’ın da boşaltılarak Alibeyköy’e taşıma planları yapıldığı söylentileri duyulmaktadır.

Yani bizim mahallemizde birilerinin ifade ettiği gibi her şey bittİ. Proje rafa kalktı ifadeleri gerçeği yansıtmamaktadır. Asıl ŞİMDİ HER ŞEY BAŞA DÖNMÜŞ DURUMDA OLDUĞU İÇİN  MÜCADELEMİZİN ESKİSİNDEN DAHA ETKİN VE SAĞLAM OLMASI GEREKMEKTEDİR.

Belediye bu işi en başından beri plansız ve komşularımızı tedirgin edici bir havayla yürütmüştür. Bir an önce işi oldu bittiye getirmek amacıyla açılmış olan Kentsel Dönüşüm Ofisi çalışmaları istedikleri gibi gitmediği için başarıya ulaşamamış olmalı ki açıldığı gibi kapatılmış ve hala kapalı tutulmaktadır. Bu durum belirsizlik ve endişeleri arttırıcı bir etki oluşturmaktadır. Konutlarımıza bu uygulamaları başlatmış olan yerel idarenin bir an önce çıkıp halka şeffaf ve gerçekçi bilgilendirme yapması gerekmektedir. Bunun için müzakerelerde CUM-DER tarafından baskı yapılmıştır.

Bütün bunlar belki bir bezdirme, belki bir yıldırma politikası olabilir. Bilinçli olarak insanların kafası karıştırılmaya çalışılıyor olabilir. AMA BİZ BEZMEDEN YILMADAN CUMDER ÇATISI ALTINDA TÜM KOMŞULARIMIZ İLE HAKLARIMIZI SAVUNACAĞIZ VE SAHİP ÇIKACAĞIZ.

NE YAPMALIYIZ?

RESMİ YAZILI OLMAYAN HİÇ BİR SÖYLENTİYE KULAK ASMAMALIYIZ.

BU SÜREÇ;( BİRİLERİ UZATSA DA, İSTEMEYİZ DESEDE) ER YA DA GEÇ ÖNÜMÜZE KONACAKTIR.

HAZIRLIKLI OLMALIYIZ.

BİZ BİLİYORUZ Kİ ÜYELERİMİZİN İSTEMEDİĞİ ŞEFFAF OLMAYAN HİÇ BİR BELGEYE İMZA ATMAYACAĞIZ.

BUNU TÜM ÜYELERİMİZİN ORTAK AKLI VE KARARI İLE, YAPILAN İLK MUVAFAKAT   DAYATMASINDA İMZA ATMAYARAK GÖSTERDİK. SONUNA KADAR GÖSTERECEĞİZ.

BİZ BİRİLERİ GİBİ MÜTEAAHİTLİK YAPMA DÜŞÜNCESİ İLE YOLA ÇIKMADIK.

BİZ MAHALLEMİZİN EKSERİYETİNİN ORTAK DÜŞÜNCESİ OLARAK GÖRDÜĞÜMÜZ,  HAK ETTİĞİMİZ DEĞERDE, HAK ETTİĞİMİZ KOŞULLARDA, HAYATIMIZI DEVAM ETTİRMEK İÇİN MÜCADELE VE HAK ARAMAYA DEVAM EDECEĞİZ.

DAYATILAN DEĞİL TÜM HAK SAHİBİ KOMŞULARIMIZIN HAKLARININ GÜVENCE ALTINA ALACAK İSTEDİĞİMİZ SÖZLEŞME VE PROJEYE EVET DİYECEĞİZ.

SAYGILARIMIZLA,

 

 CUM-DER

CUMHURİYET MAHALLESİ SİTELER VE ÇEVRESİ

                                       KORUMA GÜZELLEŞTİRME YARD. SOS. KÜLT. DERNEĞİ

 

İtiraz dilekçelerimiz ile ilgili bilgi talebi dilekçelerimizi verdik.

İtiraz dilekçelerimiz ile ilgili bilgi talebi dilekçelerimizi verdik. ektedir. 

    

İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ PLAN İNCELEME RAPORU (İstanbul Teknik Üniversitesi dekanlığından CUMDER'in talebi üzerine askıya çıkan imar planına ilişkin hukuki ve teknik yönü ile incelenip hazırlanan resmi görüş raporu)

Değerli Üyelerimiz

CUMDER, Askıya çıkan imar planı ile ilgili İstanbul Teknik Üniversitesi Dekanlığı'na hukuki ve teknik yönü ile incelenmesi için 10.04.2014 tarihinde girişimde bulunmuş ve Üniversitenin bu konu hakkında görüşleri talep edilmişti. Dilekçenin imzalı örneği sitemizde yayındadır.

İstanbul Teknik Üniversitesi hukuki ve teknik yönü ile gerekli incelemeleri yaparak görüşlerini 17.04.2014 tarih, 87941858-604-99/104 sayılı bir yazı ile derneğimize bir rapor halinde sunmuştur.

Gönderilen raporu tüm üyelerimizin dikkatlice okumaları önemle rica olunur.

Bu rapora göre Askıya çıkan imar planında üyelerimizin menfaatleri doğrultusunda yapılacak itirazla, haklarımızın korunması öngörülmektedir. Bu konuya ilişkin hazırlanan dilekçeler tüm üyelerimizin bilgi ve değerlendirmelerine sunulmuştur.

 

Bu hafta sonu cuma ,cumartesi ve pazar günlerinde tüm üyelerimiz raporu incelemek ve değerlendirmeleri kapsamında dilekçeleri imzalamak üzere derneğimize beklenmektedir.

Saygılarımızla

Raporun ön sayfası

 

TEKNİK RAPOR

İstanbul İli, Sultangazi İlçesi, Cumhuriyet Mahallesi  17.02.2014 tarih ve 3312 Sayılı Bakanlık Oluru ile onaylanan 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğine İlişkin Rapor

 

Hazırlayan:

Doç.Dr. Engin EYÜBOĞLU

 

İ.T.Ü. Mimarlık Fakültesi
Şehir ve Bölge Planlaması Bölümü


16.04.2014

İÇİNDEKİLER

1.      GİRİŞ. 3

2.      PLANLARA İLİŞKİN VERİLER. 3

2.1         Konum.. 3

2.2         Planlama Geçmişi 4

2.3         Onay Sürecindeki Planı 5

2.4         Yasal Çerçeve. 7

3.      DEĞERLENDİRME. 7

3.1         İmar Planlarının Katılım Süreci 7

3.2         İmar Planlarının Teknik İncelemesi 9

4.      SONUÇ. 11

 

 

1.    GİRİŞ

Cumhuriyet Mahallesi Siteler ve Çev. Kor. Güz.Yard.Sos Kült Dernegi, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanlığına başvurarak; İstanbul İli, Sultangazi İlçesi, Cumhuriyet Mahallesine ilişkin hazırlanan 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Teşkilat ve Görevler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun uyarınca Bakanlık Makamının 17.02.2014 tarih ve 3312 Sayılı Olur'ları ile onaylanan 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin değerlendirilmesi konusunda İ.T.Ü. Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlaması Bölümü Öğretim Üyelerinden  Doç. Dr. Engin EYÜBOĞLU tarafından incelenerek bir teknik ve hukuki raporun hazırlanmasını istemiştir.  İTÜ Mimarlık Fakültesi’ne yapılan başvuru, Fakülte Yönetim Kurulu’nca uygun bulunmuş ve işbu rapor İTÜ Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlaması Bölümü’ne mensup Doç.Dr. Engin Eyüboğlu tarafından hazırlanmıştır.

2.    PLANLARA İLİŞKİN VERİLER

2.1           Konum

Planlara konu olan bölge O3 Numaralı Karayolu ile Eski Edirne Asfaltı kesişme noktası olan metris kavşağının kuzeyinde konumlanmış 18,9 ha. lık bir alandır.


Şekil 1: Proje Alanının Konumu

2.2           Planlama Geçmişi

Planlama alanında 1970li yılların başında hazırlanmış olan Gecekondu Önleme Bölgesi İmar Planı bulunmaktadır. Bu planda toplam alanın %52si konut, kalan kısımların ise park, spor, dini tesis, ilköğretim tesisleri olarak ayrıldığı görülmektedir. Bölgede yaklaşık 5000 kişi yaşamaktadır.

 

Planlama Alanı, 1/100.000 ölçekli İstanbul İl Çevre Düzeni Plan'ında Meskun Alan lejandında kalmaktadır ve konut alanı olarak yeniden planlanmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.

 

Şekil 2: Planlama Alanının Konumu

2.3           Onay Sürecindeki Plan

Cumhuriyet Mahallesi Siteler ve Çev. Kor. Güz.Yard.Sos Kült Dernegi, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanlığına başvurarak; İstanbul İli, Sultangazi İlçesi, Cumhuriyet Mahallesine ilişkin hazırlanan 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun uyarınca Bakanlık Makamının 17.02.2014 tarih ve 3312 Sayılı Olur'ları ile onaylanan 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği askı aşamasındadır.

Planlama alanı Sultangazi İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Sultangazi İlçesi, İstanbul Metropolitan Alanı içinde olup idare ve planlaması İle İstanbul Büyük Şehir Belediyesine bağlıdır. Mevcut durumda planlama alanında 5 katlı orta yoğunlukta konutlar bulunmaktadır.

 

Şekil 3: 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği

Şekil 4: 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği ve Halihazır Yapıların Konumu

İtiraza konu olan Planların amacı, Projenin amacı; İstanbul, Sultangazi İlçesi, Cumhuriyet Mahallesine ait toplam 18.09 hektar alandaki taşınmazlara ilişkin, üzerindeki sağlıksız ve ruhsatsız yapılaşmalardan arındırılarak, altyapısı tanımlanmış, yeterli sosyal donatısı ve yeşil alanları bulunan sağlıklı yaşanabilir, güvenli ve sürdürülebilir bir yaşam alanı oluşturmak olarak belirlenmiştir. Hazırlanan planda hedefler ise,

·         Güvenilir, modern ve sağlıklı bir yaşam çevresinin oluşturulması,

·         Alanda yapılacak uygulamalara ilişkin yöntem ve metotların belirlenmesi,

·         Alan içerisinde güvenlik açısından sıkıntı yaratan, afet riski taşıyan, herhangi bir mühendislik hizmeti almadan yapılaşmış, ekonomik Ömrünü tamamlamış yapıların bertaraf edilmesine yönelik tespitlerin yapılması,

·         Hak sahiplerinin alanda yeniden ikametinin sağlanmasının temel ilke olarak ele alınması,

·         Alanın altyapısı ve sosyal donatısı tamamlanmış yaşam alanlarının oluşturulması,

·         Alana ilişkin planlama, tasarımların yaptırılması,

·         Alanın ve alanda yaşayanların sosyoekonomik, tarihi ve kültürel değerlerine ilişkin çalışmaların yapılması,

·         Ulaşım sistemlerinin, alanın yeni yerleşim, dolaşım ve nüfus potansiyellerine göre çözümlenmesi,

·         İstanbul İlinin siluetine ve kent kimliğine uygun kentsel yaşam alanları oluşturulması, şeklinde ortaya konulmuştur.

2.4           Yasal Çerçeve

Planlama alanı sınırı 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanlarin Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun Kapsamında Bakanlar Kurulunca 2013 tarih ve 4254 Sayılı Kararı lle ilan edilen ve 06.02.2013 tarih ve 28551 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren riskli alan sınırıdır.

3.    DEĞERLENDİRME

3.1           İmar Planlarının Katılım Süreci

İtiraz konusu “İstanbul İli, Sultangazi İlçesi, Cumhuriyet Mahallesine ilişkin hazırlanan ve Bakanlık Makamının 17.02.2014 tarih ve 3312 Sayılı Olur'ları ile onaylanan 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği” sıradan bir uygulama İmar planı çalışmasından ziyade, aslında bir kentsel dönüşüm - projelendirme işidir. Kentsel dönüşümde, paydaşların katılımı sadece imar planlarının askıya asılması veya plana itiraz şeklinde değerlendirilemez. Bu tür projelerde günümüzde planlama projelendirme aşamalarının tamamında paydaşların aktif katılımı gerekemektedir.

İtiraza konu edilen planlar, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8/b maddesi gereğince 24.03.2014-22.04.2014 (30 gün) tarihleri arasında Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ilan panosu ile web sitesinde askıya çıkarılmıştır.

Kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında,  “6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun” uyarınca hazırlanan imar planları aslında bir başlangıç değil bir sonuçtur. Yani, taraflar tarafından anlaşılmadan resmi onay aşamasına gelinmesi, onaylandıktan sonra hem katılımcılar hem de uygulayıcılar açısından çatışmaların gerçekleşmesi olası bir sürece girilmesine neden olacaktır. Dolayısıyla planlar karşılıklı görüşmeler ve anlaşmaların ortaya çıkardığı belgeler olmalıdır. Gerçekleştirilen planlama çalışmalarında %100 bir uyum sağlanması beklentisi son derce düşüktür. Ancak ilgili yasada bile 2/3 oranı ortaya konmuştur. 

İtiraz konusu olayda görüleceği gibi planlama alanında hak sahiplerinin 3’te 2’sini temsil eden derneğin (CUM-DER) itirazlarının ve endişelerinin tartışılmadan imar planı onayı süreci bitirilmeye ve yasal altyapı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Hak sahiplerine rağmen gerçekleştirilecek bir proje planlama çalışmasının başarıya ulaşması ve adil olması mümkün değildir. Alınan kararlardan etkilenecek olanların, karar verme sürecinde katılımının sağlanacağına duyulan inanç projenin sürdürülmesinde hayati öneme sahiptir.

Sadece karar verme aşamasında değil, tasarlama aşamasına nasıl katılınacağı yönünde girdileri paydaşların önüne koymak proje yürütücülerinin en önemli görevlerinden birisidir. Katılımcılara, onlardan gelen girdilerin kararları ne şekilde etkileyeceğine yönelik net bilgilendirme yapılması planlama veya projelendirmeye katılmanın önde gelen ilkelerindedir.

Yerel yöneticilerle planlama sürecinin bazı aşamalarında birlikte çalışılmış olsa da, nihai ürünün tartışmaların sonucunu yansıtmadığı hak sahipleri tarafından ortaya konmaktadır. Bu tür emrivaki ve zoraki koşullarla gerçekleştirilmeye çalışılan projeler, Türkiye ve İstanbul için “kurtuluş” olarak görülen kentsel dönüşüm çalışmalarının önünü tamamen tıkayacaktır. Bu projelerin asıl amacı, yeni istihdam sahası açmak, inşaat sektörünü büyütmek veya müteahhitlere iş olanakları yaratmak olmamalıdır.  Kentsel dönüşüm, kentin sosyal veya fiziksel sorunları olan bölgelerin, daha yaşanılır yerleşmelere dönüştürülmesi, bölgede yaşayanların yaşam kalitesinin arttırılması ve bu şeklide daha yaşanabilir toplumlar yaratılmasını öngören sürdürülebilir bir çalışmadır. Kentsel dönüşüme konu olan bölgedeki kullanıcıların bugünkünden daha mutsuz bir konumda hissetmesi, ekonomik ve fiziksel çıktıları  ne kadar başarılı olsa da çalışmanın başarısızlığı anlamına gelmektedir.

Cumhuriyet Mahallesi hak sahiplerinin örgütlü olması ve kentsel dönüşüme pozitif bakması da proje açısından çok büyük bir şanstır. Bu fırsatın çok iyi kullanılması gerekir. Derneğin itirazları irdelendiğinde kabul edilmesi olanaksız veya müzakere edilemeyecek konular olmadığı görülmektedir:

·         Yapılacak dönüşümde hak sahiplerinden hiçbir şartta bedel talep edilmemesi.

·         Evlerimizin mevcut bulunduğu adalarda (en yakın yerlerde)  dönüşümün olacağının gösterilmesi,

·         Bizlere sunulan dairelerin ada, blok ve kat özelliklerini,

·         Hak sahiplerinin kuraya maruz kalmadan evlerinin belirlenmesini,

·         Yapılacak inşaatların kalitesi, özelliklerini,

·         İnşaatların başlama ve tamamlama sürelerini,

·         Toplam inşaat alanının net olarak belirtilmesini, (Konut sayısı ve Ticari alan sayısını)

·         Ada bazında emsal yoğunluğun net olarak belirtilmesini, belirtilen emsalin aşılması halinde aynı oranda hak sahipliliğimizin arttırılmasını,

·         Proje tadilatının sadece teknik zorunluluk olması halinde gerektiğini,

·         Ödenecek kiraların bedelleri ve sürelerinin net olarak belirtilmesini,

·         Takyidatsız ve şerhsiz durumunun net olarak açıklanmasını,

·         Yapılacak olan brüt daire m2’lerinin (merdiven sahanlığı, bodrum kat, sığınak, otopark,asansör boşluğu, yangın merdivenleri, menfezler,şaftlar, ayrıştırma bacaları, hariç alan) net olarak belirtilmesini,

·         Mevcut arsa paylarımızın en az şuan olduğu m2’lerde olmasının belirtilmesini,

·         Bu imar planı ve kentsel tasarım uygulama planlarının nihai olması gerektiği, ana unsurlarında onaylanmasını müteakip tadilat yaşanmaması gerektiği,

·         Sözleşmeden doğacak yükümlüklerin yerine getirilmemesi halinde tazminat koşullarının düzenlenmesi,

10 dairelik bir yap sat inşaatının sözleşmesinde bile bu koşullar net olarak ortaya konmaktadır. Bu isteklerin hiçbirisi aşırı istekler değildir.

Örnek vermek gerekirse;  hak sahiplerine gönderilen muvaffakatnamede, hak sahiplerinin eline geçeceği düşünülen net daire alanı gösterilmelidir. Sözleşmede verilen brüt ortak kullanım alanlarının ne kadar olacağı belli olmadığından, ileride hak sahipleri aleyhine çok önemli hak maduriyetleri yaşanması olasıdır. Şu anda piyasadaki bazı projelerde görüldüğü gibi net /brüt oranı %40 seviyelerine kadar çıkabilmekte, örneğin bu sözleşme doğrultusunda daire alanı olarak net 100 m2 lik bir daire hak sahibine 60 m2 net daire alanı kalabilmektedir.

3.2           İmar Planlarının Teknik İncelemesi

Onaylanan ve askıda olan planlara teknik yönden de itirazlar sözkonusudur ve bu itirazların hepsinin tatmin edici gerekçeleri vardır.

Planlara karşı ortaya konabilecek en önemli itiraz, projelendirme aşamasının ve detaylarının görülemiyor olmasıdır. Aslında sürecin bir projelendirme olduğu daha önce bahsedilmişti. Buna dayanarak, ayrıca 1/5000 nazım İmar planında da “..Madde 6. BU PLAN; PLAN PAFTALARI, PLAN NOTLARI, PLAN RAPORU, KENTSEL TASARIM PROJESİ    İLE BİR BÜTÜNDÜR.” Plan notuyla açık bir şekilde ortaya konmuş olan ilke doğrultusunda, uygulama imar planının daha detaylı bir imar planı olarak ortaya konması gerekir.

Projenin eki olarak sunulan kütlelerin de yeraldığı planlar imar planı eki veya kendisi olarak onaylanmalı ve plan notlarında bu açıkça dile getirilmelidir. Hak sahiplerinin proje sonrası yerlerinin ve haklarının ne olduğu net ve şeffaf olarak gösterilmelidir. Bunun en tartışmasız çözümü üzerinde kütlelerin de olduğu, stratejik yaklaşımlı imar planlarının onaylanmasıdır. Çünkü bahsi geçen süreç planlama-projelendirme sürecidir. Sıradan bir imar planından bahsedilemez. Ne? Nerede? Nasıl? Hangi koşullarda? İnşa edilecektir sorularını bu imar planıyla net bir biçimde yanıtlanması beklenir.

İmar planındaki donatı alanları irdelendiğinde, tutarsızlıklar ve eksiklikler tespit edilmiştir.

  1. 8200 kişinin yerleşeceği planlama alanında, ulaşım sistemi irdelendiğinde gereği kadar açık otopark alanı bulunmamaktadır. Otoparklar tüm yerleşim içinde homojen dağıtılmalı, erişim mesafesi ve kullanılabilirlik ve eşitlik açısından  bir alanda toplamaktan kaçınılmalıdır. Yol kesitleri ile ilgili bilgiler yeralmamaktadır.
  2. Teknik altyapı alanı bulunmamaktadır. Bu durumda trafolar plandaki diğer fonksiyon alanları üzerinde inşa edilmek durumunda kalacaktır.
  3. Proje alanında 2 adet cami planlanmaktadır. Mevcut donatıların standartları ve büyüklükleri  irdelendiğinde  2 adet caminin bu bölge için çok ekstra bir donatı alanı olduğu görülecektir. Bu iki adet cami alanı  birleştirilerek merkezi bölgede nispeten orta ölçekli bir cami alanı ayrılabilir
  4. Yerleşimde oldukça önemli donatı alanlarından olan kreş alanı ayrılmamıştır.
  5. Plandaki sosyal tesis alanı daha merkezi bir bölgede yeralmalıdır. En ulaşılamaz ve gürültü kontrolü en zor olan bölgeye yerleştirilmiştir.
  6. Merkezi ticaret alanındaki parka bakan ticari üniteler mahreç alamamaktadır. Tasarım aşamasında çözümlense bile, imar planı açısından İleride mülkiyet/mahreç düzenlenmesi aşamasında yasal sorunlar çıkarabilir.

4.    SONUÇ

Planlama kararları kişisel taahhütlerle, sözlerle gerçekleştirilmez, planlama kurumsal bir yapıdadır. Yürürülükte olduğu sürece, kurumlarda o anda çalışan kişilerin sözlerine bağlanamaz, yoruma açık olmamalıdır. Uygulama sorumlusu kim olursa olsun proje veya plandaki ilke ve kararları uygulamalıdır.

Planın bu şekilde onaylanması tüm bu çelişkileri beraberinde getirecek, hak sahiplerinin güveninin sarsılmasına içinden çıkılması çok daha zor durumların doğmasına neden olacaktır. Şu anda yürütülmekte olan kentsel dönüşüm çalışmalarındaki en önemli sorun ve engel bu durumun yaratılmış olmasıdır. Şeffaf olmayan süreçler, kuşku, güvensizlik ve itirazları beraberinde getirir.

Yukarıda ortaya konmuş olan nedenlerle itiraz konusu planların, planlama sürecinin, hak sahipleriyle yapılacak anlaşmaların tekrar gözden geçirilerek şeffaf ve katılımcı bir süreçle hazırlanmasında ve imar planlarının bu süreçlerin en sonunda detaylı hazırlanmış planlar olarak onaylanmasında yarar görülmektedir.

Doç. Dr.  Engin E. EYÜBOĞLU

İTÜ Mimarlık Fakültesi
Şehir ve Bölge Planlaması Bölümü

 

İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Görüş Talebi

Dilekçe kapsamında Üniversite tarafından düzenlenen taslak rapor derneğimize gönderilmiş olup nihai rapor 18/04/2014 cuma günü derneğimizde görülebilecektir.

Bu rapor içeriğine göre oluşacak itiraza konu hususlar düzenlenecek bir dilekçe ile cuma,cumartesi ve pazar günleri gelişmeler ile ilgili bilgi aktarılarak üyelerimizin görüşlerine sunulacaktır.

Dilekçe ve rapor ayrıca Web sitemizde yayınlanacaktır.

Saygılarımızla.

 

BAKANLIĞIN ONAYLADIĞI İMAR PLANININ SON İTİRAZ TARİHİ 22.04.2014

DEĞERLİ ÜYELERİMİZ  BAKANLIĞIN ONAYLADIĞI İMAR PLANI 24.03.2014 TARİHİNDE ASKIYA ÇIKMIŞ OLUP SON İTİRAZ TARİHİ 22.04.2014 TÜR

BİLGİLERİNİZE SUNULUR"

Plan resmi için tıklayınız

 

İlgili linkten indirebilirsiniz.

 

 

http://www.csb.gov.tr/iller/istanbul/index.php?Sayfa=duyurudetay&Id=12449

BAŞBAKANIM HALK BURADA MAĞDUR EDİLİYOR !!!

BAŞBAKANIMIZDAN SESİMİZİ DUYMASINI İSTİYORUZ.

     

 

DEĞERLİ KOMŞULARIMIZ

 “Kentsel dönüşüm ile ilgili kaygılarımız Sayın Süleyman SOYLU’ ya iletildikten sonra, Sayın  SOYLU derneğimizden, Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Erdoğan BAYRAKTAR’ a verilmek üzere aşağıdaki taleplerimizin yazıldığı metni istemiştir.

Sitemizde yaşayan komşularımız kat mülkiyetli iskanlı dairelerde oturan  tapu sahibi ,düzenli vergisini ödeyen, maliklerden oluşmaktadır.Bu maliklerin bir kısmı (300 hak sahibi),  1986 yılında, şuan ki Gaziosmanpaşa Belediyesi ve tesislerinin bulunduğu Merkez Mahallesinde gerçekleştirilen kamulaştırma sonucu evlerinden ve komşuluklarından olmuşlardır.

Uygulamada izlenen yöntem ve tutum, site halkının geçmişte yaşadığı korku ve endişelerinin yeniden gündeme gelmesine neden olmuştur. Hak sahiplerinin 3’te 2’sinin üye olduğu derneğimiz (CUM-DER), sürecin başından beri hem bakanlık hem belediye yetkilileriyle olumlu,  sürece katkı sağlayacak görüşmeler gerçekleştirmiştir. Bizler “Devlet evimizi elimizden alıyor. Bizi mağdur ediyor.” düşüncesi içinde değil, kentsel dönüşümde hak sahiplerini mağdur etmeden, hak kaybına uğramadan açık ve şeffaf yapılması gerektiğine inanan bir çoğunluğun temsilcisiyiz.

Bu kapsamda, görüştüğümüz yetkililer halkımızın taleplerinin yerine getirilmesi hususunda gerekli  hassasiyet ve kararlılığı gösterememişlerdir.

06.02.2013 Tarihinden itibaren devam eden olumlu görüşmelerde (Sn.Fatma VARANK, Sn.Cahit ALTUNAY, Sn.Mustafa BİRİNCİ) sözlü olarak müzakere edilen konuların hiçbirinin, bize sunulan muvafakat senedinde yer almadığı görülmektedir. Çok net olan ve müzakerelerde kabul gördüğü beyan edilen taleplerimiz şunlardır.

 

 §       Yapılacak dönüşümde hak sahiplerinden hiçbir şartta bedel talep edilmemesini,

§        Evlerimizin mevcut bulunduğu adalarda( en yakın yerlerde)  dönüşümün olacağını, 

§       Bizlere sunulan dairelerin ada, blok ve kat özelliklerini,

§       Projede yapılacak blokların hepsinde hak sahiplerinin de yer almasını,

§       Hak sahiplerinin kuraya maruz kalmadan evlerinin belirlenmesini,

§       Yapılacak inşaatların kalitesi, özelliklerini, 

§       İnşaatların başlama ve tamamlama sürelerini,

§       Toplam inşaat alanının net olarak belirtilmesini,(Konut sayısı ve Ticari alan sayısını)

§       Ada bazında emsal yoğunluğun net olarak belirtilmesini, belirtilen emsalin aşılması halinde aynı oranda hak sahipliliğimizin arttırılmasını,

§       Proje tadilatının sadece teknik zorunluluk olması halinde gerektiğini,

§       Ödenecek kiraların bedelleri ve sürelerinin net olarak belirtilmesini,

§ Takyidatsız ve şerhsiz durumunun net olarak açıklanmasını,

§  Yapılacak olan brüt daire m2’lerinin (merdiven sahanlığı, bodrum kat, sığınak, otopark,asansör boşluğu, yangın merdivenleri, menfezler,şaftlar, ayrıştırma bacaları, hariç alan) olarak belirtilmesini,

§       Mevcut arsa paylarımızın en az şuan olduğu m2’lerde olmasının belirtilmesini,

§       Yapılan projenin kapalı ve güvenlikli olmasını,

§       Sözleşmeden doğacak yükümlüklerin yerine getirilmemesi halinde tazminat koşullarının düzenlenmesi,

§       Sözleşmeden doğacak olan bütün giderlerin (vergi, resim, harç vb.) yüklenici firma tarafından karşılanmasını,

 

 düzenlenecek muvafakat senedinde yer almasını talep etmekteyiz.

Bu duygularla, yaklaşık 9 aydır yapılan müzakereler sonucu  kabul gördüğü söylenen  fakat hiçbir talebimizin dikkate alınmadan hazırlanan muvafakat senedinin imzaya sunulması komşularımızı derinden üzmüştür.

3te2 çoğunluğa sahip olan derneğimiz tamamen hak sahiplerimizin menfaatleri doğrultusunda çalışmalarını yürütmektedir.

     Resmi taahütlerin olmaması durumunda sürecin içinden çıkılamaz bir hal alması kaçınılmazdır.Halkın talepleri yerine getirilemeyecekse, halka rağmen dönüşüm yapılması düşünülüyorsa, halk hiçe sayılıp mağdur edilecekse ,talep edilenlerin tamamı  makul çerçevede haklarımız iken kabul görmeyecekse bu kararın iptal edilmesini talep etmekteyiz.Gereken hassasiyeti göstererek halkına, menfaatlerine sahip çıkan şeffaf bir dönüşüm sağlayacağınızı umut ediyoruz.

 

 

SESİMİZİ DUYAN VAR MI?

 

Değerli Komşularımız,

 

Her defasında bize mağdur edilmeyeceğimizi söyleyen idare eğer sözlerinde samimi ve dürüst ise bunu neden yazılı olarak sözleşmelerde güvenceye almıyor. Biz bu güvenceyi görmediğimiz sürece size güvenmiyoruz. Şimdiye kadar ki yapılan dönüşümlerdeki vaatlere kananların acılarını gördük biz. BU HALK SİYASİLERİN SÖZLERİNİ DE VAATLERİNİ DE ÇOK İYİ BİLİYOR (!)

  Şimdiye kadar Kentsel Dönüşümlerde gördüklerimiz ve onlara da sunulmuş olan muvafakat senetlerinden sonra yaşadıkları mağduriyeti çok iyi biliyoruz. BİZ BU OYUNA GELMEK İSTEMİYORUZ.

  “Kentsel Dönüşümler hep sancılı olmuştur.” diyen yetkililer, madem bunu kabul ediyorsunuz gelin bu sancıyı yok edin. AYLARDIR BİZE YAŞATTIĞINIZ SANCI YAŞATACAĞINIZ SANCININ KANITIDIR. HALKINI KAYGI ve KORKU  İÇİNDE YAŞATAN İDARELER EN BÜYÜK SANCIDIR.

  Kentsel Dönüşümdeki sıkıntıyı; bizden ne aldığını çok iyi bilen ama ne vereceğini açık ve şeffaf  bir şekilde söylemeyen, diğer uygulamalardan aldığımız izlenimle GİZLİ ve  HALKIN HAKKINI GÖZETMEYEN SİZİN UYGULAMALARINIZ OLUŞTURMAKTADIR.

 Çalışanlarınızı gönderip evlerimizin özelliklerini detaylandırıp yazdınız. PEKİ NEDEN BİZE VERECEĞİNİZİ SÖYLEDİĞİNİZ EVİN TÜM ÖZELLİKLERİYLE DETAYLANDIRIP YAZMIYORSUNUZ.

 Deprem tehlikesinden dolayı buranın çürük olduğunu söyleyen idare, BİZİM BİNALARIMIZ ÇÜRÜK DEĞİL SİZİN UYGULAMALARINIZ ÇÜRÜK ÇIKTI. BİZ ARTIK DEPREMDEN KORKMUYORUZ SİZDEN KORKTUĞUMUZ KADAR.

 Hani “idare projede her türlü değişiklik  hakkını saklı tutar.” diyorsunuz ya, HALKTA ŞİMDİYE KADAR SABIRLA SUSUP, BEKLEYİP SAKLI TUTTUĞU BU VİCDANSIZ UYGULAMINIZI BOZMA HAKKINI KULLANACAKTIR.

 Belirsizliklerle dolu olan muvafakat senedini imzalamak için çağırdığınız hak sahiplerine, imzalamadıkları taktirde gizli tehditlerle 6306 Sayılı Yasa gereği diyerek tehdit etmemizden korkmuyoruz.  HALK TEHDİT EDİLEMEZ

 Her defasında halkın isteklerine göre yapacağız diyen idare, YAPTIĞINIZI HALA KİMSE İMZALAMIYORSA, SİZ HALKA RAĞMEN Mİ YAPACAKSINIZ.

 Başbakanın, 27 Ekim 2013’te Van Erciş’te Kentsel Dönüşümle alakalı konuşurken “Vatandaşımızı mağdur bırakıp hiçbir şey yokmuş gibi davranamayız. Biz önce Allah'a sonra sizlere hesap vereceğiz." dedi. BURADA BİR ŞEY YOKMUŞ GİBİ DAVRANAN İDARE BURADA HAK YENİYOR. BUNUN FARKINA VARIN. HAKKINI İSTEYEN ve KENDİSİNE ŞEFFAF DAVRANILMASINI İSTEYEN MAĞDUR EDİLEN ve EDİLMEK İSTENEN BU HALKA KARŞI PEKİ  KİM HESAP VERECEK?

 

HALKIN HAKLI İSTEKLERİNİ YERİNE GETİRMEYEN YARIN HALKTAN NE İSTEYECEK?

 

Değerli Komşularımız,

  Sessiz kalmakla evlerimize ve haklarımıza sahip çıkamayız. Öncelikle hiçbir derneğe üye olmayıp seyirci kalan komşularımızı gücümüzü daha da arttırmak adına mutlaka üye olmaya bekliyoruz. Sesimizi duyurmamız gerekiyor. Sesimizi, derdimizi ve kaygılarımızı duyurabileceğiniz adreslere fax ve maillerle  ileteceğiniz samimi duygularınız mutlaka dikkat çekecektir. O yüzden aşağıdaki adreslere mail atmanız gerekmektedir.

 Email: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.     ,   www.basbakanlik.gov.tr  , https://crmweb.ibb.gov.tr/  , Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.  , http://basvuru.akim.akparti.org.tr/vatandas/ 

  (Bu metin ve adresler internet sitemizde –www.cumder.net - ve facebook sayfamızda yer almaktadır.)

 www.cumder.net                                            Telefon: 0212 668 59 59

  

Değerli Komşularımız,

Muvafakat Senetlerinde  olması gereken vazgeçilmezlerimiz aşağıda belirtilmiştir. Bireysel görüşmelerde bunların taahhüt altına alınmasıyla ilgili söylenenlerin resmi bir hükmü yoktur. Yeniden hazırlandığı söylenen muvafakat senedinde de aşağıdaki maddelerin hiçbiri taahhüt altına alınmamıştır. Dolayısıyla bizden ne alacağını gayet iyi bilen, sayın yetkililerin bize vereceklerini de resmi olarak belgelemediği sürece hiç kimsenin imza atmaması önerilmektedir.

 

HALKA RAĞMEN HİÇBİR  ŞEYİN YAPILAMAYACAĞINI HİÇBİRİMİZ UNUTMAMALIYIZ.

  

§      Evlerimize en yakın yerlerde dönüşümün olacağını  

 

§      Bizlere sunulan dairelerin ada, blok ve kat özelliklerini,

 

§      Yapılacak inşaatların kalitesi, özelliklerini,

 

§      İnşaatların başlama ve tamamlama sürelerini,

 

§      Yapılmazsa tazminat koşullarını,

 

§      Toplam inşaat alanının net olarak belirtilmesini,(Konut sayısı ve Ticari alan sayısını)

 

§      Ada bazında emsal yoğunluğun net olarak belirtilmesini,

 

§      Proje tadilatının sadece teknik zorunluluk olması gerektiğinin,

 

§      Ödenecek kiraların bedelleri ve sürelerinin net olarak belirtilmesini,

 

§      Takyidatsız ve şerhsiz durumunun net olarak açıklanmasını,

 

§      Mevcut arsa paylarımızın en az şuan olduğu m2’lerde olmasının belirtilmesini

 Talep etmekteyiz

 

 

 

SONUÇ OLARAK

 

BU MADDELER RESMİ TAAHHÜT ALTINA ALINMADAN ÖNÜMÜZE ÇIKACAK HER ŞEY

 

VARSAYIMDAN İBARETTİR.

 

BİNBİR ZORLUKLA SAHİP OLDUĞUMUZ EVLERİMİZİ

 

VARSAYIMLARA TESLİM EDEMEYİZ!

 

 

 

 

 

 

YERİNDE OLMAYAN DÖNÜŞÜM PROJESİNİN RESİMLERİ (LÜTFEN DİKKATLİCE İNCELEYİN MÜTEAHHİT OYUNUNA GELMEYELİM)

         

Resimleri büyütmek için üzerine tıklayınız.

 

 

Çok değerli cum-der üyeleri ve komşularımız!

 

Bakanlık yetkililerinin önümüze koyduğu muvafakat senedi ile birlikte, bu senedin ek' inde bulunan hak sahiplerinin evlerine ilişkin dağılım planı bir bütün olarak aldatıcı ve sizleri yerinizden etme projesidir.

  muvafakat ek-1'i

 

CUM-DER  olarak sizlerden aldığımız güç ve destek ile her koşulda olmazsa olmaz şartların başında gelen

 

"YERİNDE DÖNÜŞÜM", isteğimiz sunulan bu projede yoktur.

Sitedeki hak sahiplerinin evleri, müteahhit çıkarları gözetilerek dağıtılmıştır.

 

Lütfen! Sizlerde yukarıdaki resimlerde yer alan "sözde" yerleşim planlarını inceleyin.

 

Cum-der yönetimi olarak, ek'inde yukarıda belirtilen sözde yerleşim planı olan hiçbir muvafakat senedine imza atmayacağımızı bildiriyor,

üyelerimizce de imzalanmamasını öneriyoruz.

 

Not: Resimlerde bizlere verilmek istenen alanlar kırmızı ile gösterilmiştir. Ancak bu bölgelerden de seçim yapma hakkımız yok.  Ada ,Bina ve konutunuz yetkililerce belirtilecekmiş... 

GEDAŞ YETKİLİLERİ TARAFINDAN MAHALLE SAKİNLERİNE SUNULAN MUVAFAKAT SENEDİ ( Kırmızı ile yazılan bölümleri lütfen dikkatlice okuyun ve imzalamayın)

MUVAFAKAT SENEDİ

Ada No:

Parsel No:

Blok No:

Kat No:

Bağımsız Bölüm No:

Brüt Kullanım Alanı (bodrum kat, sığınak, menfezler hariç alan):

Konumlandığı Konut Bölgesi:

           

Yukarıda vasıfları belirtilen taşınmaza ilişkin olarak 12.12.2012 tarih ve 28498 sayılı  Resmi Gazete’de  yayımlanarak yürürlüğe giren Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin 13.1.maddesine göre; “ Yapılacak konut ve işyerlerinin niteliği ve büyüklüğü ilgili kurumca belirlenmek kaydıyla ,uygulama alanındaki taşınmaz maliklerine  öncelikle  uygulama alanında yapılacak olan konut ve işyerlerinden verilmek üzere bunlarla sözleşme akdedilir” hükmü ile 6306 sayılı Kanun’un hükümleri gereğince iş bu Muvafakat Senedi düzenlenmiştir.

 

1.Hak Sahipliği Değerleme Komisyonunca şahsıma ait yukarıda lokasyonu belirtilen taşınmaz karşılığı olarak belirlenen ………………………..m2 kullanım alanlı  konutu kabul ediyorum.

 

2.Proje  Alanındaki hak sahiplerine Ek:1’ de yer alan bölgeleme  krokisi esas alınarak, öncelikli olarak taşınmazının mevcutta bulunduğu kat ile aynı kattan konut verilecek olup aynı kattan daire verilmesi mümkün olamayan durumlarda idare; hak sahibinin mevcut katından daha aşağıda olmamak kaydı ile mümkün olan en yakın kattan daire verebilir.

 

3.İdare projelerde değişiklik yapma hakkına sahiptir.

 

4.T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından tasfiye edilecek olan maliki olduğum konutu T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Proje Alanı’nda yapılacak brüt……………………….m2(bodrum kat, sığınak, otopark, asansör boşluğu, yangın merdivenleri, menfezler, şaftlar, ayrıştırma bacaları hariç alan)konutlardan tarafıma verilmesi ve Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri uyarınca kira yardımı yapılması şartı ile tahliye edeceğimi, maliki olduğum taşınmazı takyidatsız/şerhsizT.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na devredeceğimi gayri kabili rücu olmak üzere kabul ve taahhüt ediyorum.

 

5.İş bu muvafakatin imzalanmasının ardından hak sahipleri kendilerine ait yapı ve eklentileri ile buna ilişkin tapu kaydındaki mülkiyet hakları ile ilgili tüm şerh/takyidat ve kısıtlılık halinden arındırarakT.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na devredecektir.

 

6.Kira ödemeleri, hak sahibinin elektrik. su, emlak vergisi vb. borçlarının kapatıldığına ilişkin belgeleri ibraz ettikleri ve bağımsız bölümü boşaltarak T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Sultangazi Belediyesi’ne teslim ettikleri tarihten itibaren başlar.

 

7.Proje Alanında üretilecek konutlardan hak sahiplerine verilecek aynı bölge ve katlarda yer alan bağımsız bölümler arasında çekilecek kura sonucu adına çıkacak konutla ilgiliolarak T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın belirleyeceği takvime göre hak sahipleri “Konut Satış Sözleşmesi” imzalayacaktır. Sözleşmeden doğan vergi, resim, harç vb. giderler yasal mükellefiyet çerçevesindetaraflarca karşılanacaktır.

 

8.Taraflar arasında herhangi bir ihtilaf meydana geldiğinde Ankara Mahkemeleri ve İcra Daireleriyetkilidir.

 

Malik Adı-Soyadı:……………………………………………………………………………………………………………………………………………………….

T.C.Kimlik No:………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

İmza:…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

Tarih:………../…………../2013

 

                                                                                              T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Adına

Ek:1 Proje Alanında Üretilecek Konutlara yönelik bölgeleme krokisi

Ek:2 Hak Sahini Nüfus Cüzdanı ve tapu fotokopisi

 

 

KENTSEL DÖNÜŞÜM OFİSİNDE YAPILACAK GÖRÜŞMELERDE CEVAP ARANACAK SORULAR

Ek Bilgi